Tüyleri griydi, komiklik olsun diye adını Gli koydular

11/5/2009 ·

Tüyleri griydi, komiklik olsun diye adını Gli koydular


Ayasofya Müzesi'nin 5 yaşındaki kedisi Gli, İstanbul ziyareti sırasında ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan Erdoğan'ın karşısına çıkıp, bir de aynı fotoğraf karesinde yer alınca meşhur oldu.


Ertesi gün tüm gazetelerde onun fotoğrafı vardı. Dişi tekir kedi Gli, doğduğundan beri müzede yaşıyor. Ayasofya'yı mesken edinmiş tek hayvan o değil üstelik. Görevlilerin baktığı 3 köpek ve 5 kedi daha var.

Sultanahmet'teki Ayasofya Müzesi, ABD Başkanı Barack Obama'nın İstanbul ziyareti sırasında uğradığı duraklardan biriydi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile müzeyi gezerlerken, mermer sütunlardan birinin üzerindeki kedi dikkatlerini çekti. Her gün yüzlerce turistin gezdiği müzede yaşadığından pek bir insan canlısı olan Gli'ydi bu. Her iki devlet başkanı da ilgi gösterip sevince, Gli bir anda ülke gündemine oturup, gazetelerin birinci sayfasına çıktı.

Şaşı kedi Gli, doğma büyüme Ayasofyalı. 2004'te, müzenin çıkış kapısındaki görevli kulübesinin altında doğdu. Annesi ve hatta anneannesi de burada doğmuş, yaşamış. Kendisi müzenin 6 kedisinden biri, en kıdemlisi.

Aynı zamanda akıllı da. Müze görevlisi arkeolog Defne Tekay, kış aylarında mihrabın önündeki spot ışıklarının yanında ısındığını anlatıyor. Yazın, daha serin olduğu için müze içindeki mermer küplerin üzerine taşınıyor. Gli'nin gözleri doğduğundan beri şaşı. Görevliler, bebekken tüyleri gri olduğu için adını Gri koymak istemiş, ama sonra şaşı olduğu için espri olsun diye Gri'yi Gli yapmışlar.

Ayasofya'nın diğer kedileri mama ile beslenirken Gli, avlanıp kuş yiyor. Turistlere çok yakın davranıyor ve objektiflere poz veriyor. Defne Tekay, Gli'nin kendini sevdirme ve sevimli davranma özelliğinin atalarından geldiğini iddia ediyor. Müze müdürü Ahmet Haluk Dursun “Onlar Bizans Kraliyet Kedileri” diyor.

Gli'nin 2006 yılında bir mahalle kedisinden dişi yavrusu oldu. Karakız adı verilen yavru 29 Ekim'de bir otobüsün altında kaldı ve öldü. Tek yavrusunu da kaybeden Gli, aynı yıl kısırlaştırıldı.

YAVRU KÖPEKLERE YUVA ARANIYOR

Ayasofya Müzesi'nin 6 kedisine de özelliklerine göre isim verilmiş. Gli'nin hikayesini zaten anlattık. Sırnaşık, turistlerin yanından bir dakika olsun ayrılmıyor. Zilli sürekli geziyor ve ortalardan kayboluyor. Ayrım yapmadan herkese yakın davranan kedinin adı Kızım. Nazlı, adı üzerinde, müzenin en nazlısı. Pati'nin ayakları biraz büyük.

Gli'nin ölen yavrusu Karakız'ın adı tüylerinin renginden geliyordu. Kediler her ay veteriner kontrolünden geçiyor ve aşıları tam.
Ayasofya'nın kedilerinden başka bir de köpekleri var. Zeytin adlı dişi kurt köpeğinin 6 aylık 2 yavrusu var ama onlar kırma. İkisi de kısırlaştırılmış. Birine yuva aranıyor. (212) 522 17 50 ve (212) 522 09 89 numaralı telefonlardan bilgi alabilirsiniz.
Tutku DİNAR

hayvanlar radyoda canlı yayında!

11/5/2009 ·


Hayvanlar radyoda canlı yayında



Bir süredir hayvanların da kendilerine ait bir radyo programı var. İsmi “Can Dostlarımız Radyoda”.


Çarşamba günleri, 12.00-13.00 saatleri arasında Radyo D'de yayınlanıyor. 104 frekansından dinlenebilen programı, Sarı Şeker lakaplı Sema Eryiğit sunuyor. Kediler, köpekler, balıklar, foklar, kuşlar bu programın asıl konuları ve konukları.

“Can Dostlarımız Radyoda”, Radyo D'de bir yıldır yayınlanıyor. Programın fikir babası Doğan Radyo Grup Başkanı ve Canlı Dostları Ağı Derneği üyesi Sezgin Onat. Program danışmanlığını Doktor Tamer Dodurga yapıyor. Birçok dernekten ve barınaktan sürekli bilgi akışı oluyor. Sema Eryiğit'e ayrıca her hafta veteriner Ayhan Yılmaz eşlik ediyor. Yılmaz, hayvanlarla ilgili telefonla ya da e-postayla gelen sorulara cevap veriyor.
Sema Eryiğit, bu programla radyoların öğretici tarafını göstermek istediklerini söylüyor: “Radyolarda son dönemde sadece müzik çalıyor. Ama dinleyicilere bir şeyler de vermek gerekiyor. Kısa süre içinde çok güzel tepkiler almaya başlayınca doğru bir şey yaptığımızı anladık. Bizim öncelikli hedefimiz hayvan sevgisini doğru aşılamak. Kimseye zorla hayvanları sevdirmek değil. Sadece onlara saygı gösterilmesini talep ediyoruz.”

İSTEYEN FİL BESLESİN YARDIMCI OLURUZ

Programda işlenen konular, gündemdeki hayvan meselelerinden ve hayvanların dönemsel sorunlarından seçiliyor. Mesela bir hafta Kanada'daki yavru fokların öldürülmesi, diğer hafta tüy dökme konuları enine boyuna ele alınıyor. Hayvan sahiplerinin neler yapması gerektiği, veteriner desteğiyle anlatılıyor. Canlı yayına bağlanan hayvanseverler birbirleriyle fikirlerini paylaşıyor.
Hayvan hakları da sonuna kadar savunuluyor. Canlı yayına bağlanan avukatlar yasalarla ilgili bilgi veriyor. Sahipsiz hayvanlara program aracılığıyla ev aranıyor, duyurular yapılıyor.
Programın Facebook'ta bir de grubu var. Üyeler hayvanlarının resmini paylaşıyor. Veterinere sorularını soruyor.
Programın baş konukları sadece kedi ve köpekler değil. Hamster'dan iguanalara, papağanlardan muhabbet kuşlarına bütün hayvanlara açık. Sema Eryiğit, “İsteyen biz fil besliyoruz desin ona da yardımcı olmaya çalışırız” diyor.

SADECE HAYVANLARA DEĞİL HER ŞEYE DUYARLIYIZ

Dinleyiciler en çok evde beslemek için hangi cins köpeklerin uygun olduğunu, hayvanlarını nasıl doğru besleyeceklerini, tüy dökme sorunlarını, aşı yaptırma tarihlerini, kuşlardaki mantar sorunlarını ve yeme problemlerini soruyor. Çocuk sahibi olanların en merak ettiği başlık ise, hayvanlardan çocuklara herhangi bir hastalık geçip geçmeyeceği.
Sema Eryiğit, hayvanlarla ilgili program yapmanın zor yanları olduğunu da anlatıyor: “Dinleyiciler veterinerimizden besledikleri hayvanların hastalıklarıyla ilgili kesin cevaplar istiyor. Veterinerimiz tedavi gerektiğini, bulundukları şehirde bir veterinere gitmelerini söylese de bozulabiliyorlar. Bir de ‘insanlara karşı da duyarlı olun' diyenler var. Biz sadece hayvanlara değil her şeye karşı duyarlıyız. Gazze olayları yaşanırken de programda tepkimizi gösterdik. Arayıp, ‘insanlar neler yaşıyor ama siz hayvanları konuşuyorsunuz' diyenler oldu.”

Hayvanlara şiddet paneli

İstanbul Barosu'nun önümüzdeki cumartesi günü Şiddet Mağdurları konulu bir panel düzenliyor. Bu panelin özelliği sadece insanlara değil, hayvanlara uygulanan şiddetin de ele alınacak olması. Avukat, veteriner ve hayvanseverlerin konuşmacı ve dinleyici olarak katılacağı panelde adli tıp uzmanı yazarımız Prof. Dr. Sevil Atasoy da “Hayvanlara Karşı İşlenen Suçlarda Delil Toplanması” başlıklı bir sunum yapacak. 10.30-18.00 arasında baronun Orhan Adlı Apaydın konferans salonundaki toplantıya katılım ücretsiz.

HAYVANLARA YAPILAN EZİYETİN İNSANLARA YAPILANDAN FARKI YOK

Hayvanlara eziyet edenler çok az bir para cezasıyla kurtulabiliyor. Biz bunun çok daha ciddi yasalara bağlanmasını ve hayvan haklarını ihlal edenlerin büyük cezalar almalarını istiyoruz. Ben eziyet ederim, üç kuruş para öder kurtulurum mantığı olmamalı. Onlara yapılan işkencenin insana yapılandan bir farkı yok.

RADYONUN KADROLU KÖPEĞİ CANLI YAYIN KONUĞU OLUYOR

Bütün Radyo D çalışanları hayvansever. Çoğunun evinde bir hayvanı var. Bu yüzden hayvanların dertlerinden çok iyi anlıyorlar. Bir de radyo içinde kadrolu köpekleri var. İsmi Topie. Üç yıl önce radyonun bahçesine gelerek çalışanların hayatına girdi. Bir süre sonra bahçede bir kulübeye sahip oldu. Hamile kaldı, yedi tane yavru doğurdu. Sunucular iki ay yavrulara baktı, sonra çalışanlar tarafından hepsi sahiplendirildi. Ardından Topie kısırlaştırıldı. Zamanla radyo binasına hatta canlı yayınlarda stüdyoya girmeye başladı. Fakat Topie'nin sunuculara saygısı sonsuz. Programlar sırasında asla havlamıyor.
Sema Ertürk iki kedi sahibi. Biri Ankara kedisi, altı yaşında ve adı Peynir. “Onu ben büyüttüm, koynumda yatar” diyor. Diğerinin adı Cingıl. Dört buçuk yaşında. Ona da Radyo D'de bakıyorlarmış. Binanın tadilatı sırasında evine götürmüş. Peynir ile arkadaş olup evine yerleşmiş.

Köpeklerde sarılığın nedenleri

Sarılık, köpeklerde birçok probleme bağlı olarak ortaya çıkabilir. Anormal bir durum olan sararma özellikle gözlerin beyaz kısmında, karın bölgesindeki deride, dişetlerinde ve kulağın dip kısmındaki deride daha da belirgin ortaya çıkar.
Köpeklerde sarılık sebepleri üç başlık altında toplanabilir:
? Hemolitik sarılık sebepleri olarak da bilinen, kan karaciğerden geçmeden önce görülen ve alyuvarların parçalanmasına yol açan sebepler: Kan parazitleri, bazı zehirli maddelerle zehirlenmeler, kan nakli reaksiyonları, kan damarlarına ait tümörler, bağışıklık sistemi reaksiyonlarına bağlı anemiler, kalp kurdu (heartworm) enfeksiyonları.
? Karaciğer bozukluklarına bağlı sebepler: Karaciğer ve/veya safra kanalının yangısal hastalıkları, karaciğer kanseri, siroz, karaciğer enfeksiyonları, zehirlenmeler ve bazı ilaç reaksiyonları.
? Safra akışının bloke olduğu ve kanın karaciğeri geçmesinden sonra ortaya çıkan sebepler: Safra kesesi hastalıkları, safra kesesi taşları, safra kesesi kanseri, safra kesesi ve kanallarının yangıları, safra kanallarını baskılayan bağırsak hastalıkları, pankreas hastalıkları ve kanseri.
Hastalığın en önemli belirtileri, daha önce bahsettiğimiz gibi dişetlerinde, gözün beyaz kısmında ve deride sararma, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve kondisyonsuzluk, zor nefes alma, kusma, ishal, karında gerginlik ve şişme, aşırı su içme ve idrar yapma olarak sayılabilir.
Hastalığın teşhisi, muayene bulguları ve belirtilerin yanı sıra kan ve idrar tahlilleri ile konulur. Bunun yanı sıra sarılığa sebep olan asıl hastalığın teşhisi için radyografi, ultrason gibi görüntüleme yöntemleri, sarılığa sebep olabilecek enfeksiyon etkenleri ile ilgili kan testleri, biyopsi ve gerekli durumlarda laparatomi gibi ileri tetkikler uygulanabilir.
Tedavisi, sarılığa asıl sebep olan hastalığın iyileştirilmesi yönünde yapılır. Bunun yanı sıra belirtilerin hafifletilmesi için veteriner hekiminiz uygun tedaviler ile köpeğin genel durumunu destekleyecektir. Sarılığın iyileşme döneminde köpeğin stresten uzak bir şekilde ve iyi bir bakım altında olması tedaviyi hızlandırmak açısından önemli.

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

11/5/2009 ·

OKUYALIM ( HAFTANIN TAVSİYESİ)

İnanmak, sevmek, sevilmek: ondan geliyor... dostluğundan...

Beton soğuğu içinde kalırız bazen veya çocuklarımızı bu soğuğa

bırakmak zorunda kalırız. O soğukta kalmış kalpleri birkaç pati

izi ısıtır, güven verir, o soğukta kalana da o soğuğa bırakana da.

Kokumuz onlara hep tanıdık... Dikilmiş iki kulak, kocaman açılmış gözler... Kendimizi, hatta çocuklarımızı emanet

ettiğimiz bu sadakat...

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

dipnot2

10/2/2009 ·


Günlüklerime uzun süredir devam edemiyorum.Nedenini belirtmek istedim.
Blogcu açılmıyor.Kaş çatmışYenilikler var sanırım.Bugün sonunda açıldı fakat resim ekleyemiyorum.Eski resimlerimden, kütüphanemde bir resmimi ekleyip bu dipnotu yazmak istedim.En kısa sürede görüşmek dileğiyleÜnlem
ASİ

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

Doğum günüm =)

1/2/2009 ·

İki gündür büyük uğraşlar veriyor ablam ile annem.
Pasta için uğraşıp duruyorlar.
Ben yiyemeyeceğim fakat ablam ile arkadaşları için pasta yapıldı.Benim yiyemeyeceğim düşünülüyodu fakat bir boşluk anında ablam hazırlanırken , annemde telefon ile konuşurken.Yemek odası takımımızın koltuğuna oturdum.Masada duran kıpkırmızı kalp şeklinde ki pastamı yemeye daldım.Mmmmm.....çok lezzetliydi.Hayatımda ilk kez şekerli birşey yemenin zevkini çıkardım.Ablam ile annem görünce beni o halde(ağzım,burnum,dilim kıpkırmızı bir biçimde)şoka girdiler.Ardından anlar içinde gülme krizine girdiler.Doğum günü pastam kime niyet kime kısmet =) Siftahı benle yaptık.Ardından annem ile ablam yemeye çalıştı.Şeker hamurunu pek başaramadıklarından sulu,cıvık şeker kamışı gibi tadından yenmeyen bir şey oldu.Tam bir fiyaskoydu.Ne gelen oldu ne giden...Biz bize çıkarttık bu günün tadını.En çokta ben mutluydum.Ablamla resimler çekildik.İşte bunlarda doğum günümden görüntüler
İyi ki doğdum!
1.yaş günüm kutlu olsun

işte pastam
(asıl doğum günüm 2 şubat fakat biz 1 gün önceden kutladık)







Yorum ( yok ) Yorum yaz!

« Önceki ::


Get your own Chat Box! Go Large!
>
Asi'nin günlüğü
Asi'nin günlüklerini nasıl buluyorsunuz?

Güzel
İdare Eder
Çok daha iyi olabilirdi
Fena Sayılmaz
Harika


Şu Andaki Durum